Hakan Tattoo
Hakan Tattoo

BY HAKAN

Otoklav ve Strelizasyon

Kritik araçların kullanılabilmeleri steril olmalarına bağlıdır. Bu tür aletlerin pek çoğu tek kullanımlıktır. Tıbbi ve cerrahi girişim yapılacak araç tek kullanımlık elde edilemiyor ise sterilizasyon işleminde ilk tercih edilecek yöntem ısıdır.

Bilindiği gibi ısı ile sterilizasyon en kolay, en ucuz, en güvenilir, nontoksik ve insandan kaynaklanan uygulama hatalarına en seyrek rastlanılan yöntemdir. Isı mikroorganizmaların enzim ve yapı proteinlerini irreversibl olarak koagüle ve denatüre eder. 80-85°C’de vejetatif bakteriler saniyeler içinde ölür. Isı ile sterilizasyonda en sık kullanılanı basınç altında nemli ısı ile yapılanıdır. Nemli ısı, kuru ısıya oranla mikroorganizmalar üzerine daha fazla öldürücü etkiye sahip olduğu Robert KOCH döneminden beri bilinmektedir. Proteinler, kuru ortamda ısıya daha fazla direnç gösterirler. Kuru ısı uygulaması ile hücreler daha ziyade oksidasyon işlemi sonunda ölürken, nemli ısı uygulamasında proteinlerin yapısal değişimi söz konusudur.

Basınçlı Buhar ile Sterilizasyon Yöntemi Temel prensip doymuş ve basınç altındaki su buharında 100°C’nin üzerinde sterilizasyondur. Bu yöntemde; basınçlı su buharının taşıdığı yüksek enerji mikroorganizmaların proteinlerini hidroliz yoluyla denatüre eder ve kısa sürede etki oluşur. Bu amaçla otoklav denilen araçlar kullanılır. Otoklav ile sterilizasyonda nem, ısı derecesi, uygulama süresi ve basınç sterilizasyon işlemini etkiler. Otoklav sıcaklığı °C veya °F, otoklav basıncı ise kg/cm2 veya psi (pound square inch = pound/inch2) ile gösterilir. Basınç deyimi ile manometrede okunan değer anlaşılmaktadır. Bu değerlere normal atmosfer basıncının ilavesi ile mutlak (absolüt) basınç değerleri bulunur. Normal atmosfer basıncı; 1 kg/cm2= 14.7 psi’dir. Tablo 1’de çeşitli sıcaklık dereceleri için otoklav basınçları verilmiştir.

Basınçlı buhar sterilizasyonunda sterilizasyonu sağlamaya yeterli olan sıcaklık,basınç ve uygulama süreleri; 121°C için 1 atmosfer ve 15 dakika, 134°C için ise 2 atmosfer ve üç dakikadır. Bu yöntemle ısıya dayanıklı tıbbi araçlar yanında sıvılarda steril edilebilir. Temel ilke steril edilecek malzemenin her noktasının belli bir ısıya sahip doymuş su buharı ile yeterli süre temas etmesini sağlamaktır. Bu nedenle paketler otoklava gevşek yerleştirilmelidir. Doymuş buharın sağlanabilmesi için, yeterli ısı ve basınca ulaştıktan sonra süre başlatılır. Otoklav ile güvenli bir sterilizasyon için üretici firmanın önerilerine tam olarak uyulması şarttır.

Otoklav içindeki havanın uzaklaştırılması ya ortama direkt doymuş buhar verilip,buharla havanın yer değiştirmesi sağlanarak ya da ön vakumla hava alınarak sağlanır. Ön vakumla hava alındıktan sonra ortama doymuş buhar verilir. Sadece havanın buhar ile uzaklaştırılması tatmin edici bir sterilizasyon sağlamadığı için, buhar verilmeden önce bir vakum ile havanın mekanik olarak alınması,sterilizasyonun güvencesi konusundaki kuşkuları giderir. Yani ön vakumlu otoklavların kullanımı sterilite güvencesini arttırır. Ayrıca sterilizasyon işlemi esnasında paketlerde kalan küçük miktardaki havanın da uzaklaştırılması gerekir. Bu otoklavın boşaltım kanalındaki boruda bulunan ısı-termostatlı musluk ile giderilebilir.

Otoklav içindeki basınç ve ısının dengesiz dağılımına bağlı bazı cam malzemelerin kırılabileceği unutulmamalıdır. Bir fan yardımı ile sağlanacak hava akımı bu riski azaltabilir. Tahliye borusu kapatılmasına rağmen termostat sayesinde sıcak doymuş buhar gelene kadar bu musluk açık kalır, yeterli sıcaklığa ulaştığında kapanır ve ısı düştüğünde tekrar açılır. Bu işlem paket içinde kalabilecek havanın uzaklaşmasını sağlar. Sterilizasyon işlemi için süre bitiminde buhar uzaklaştırılmadan önce kabin duvarı ısıtılmalıdır. Aksi takdirde buharın uzaklaştırılması sırasında ısının düşmesine bağlı olarak buharın suya dönüşmesi ile steril malzemelerin ıslanması kaçınılmaz hale gelecektir. Buhar vakumla uzaklaştırıldıktan sonra filtre edilmiş hava kabin içine verilir. Otoklav duvarında bulunuyorsa,soğutucu su borularının açılması otoklavın soğuma hızını arttırır. Isı 80°C’nin altına düşene kadar kapak açılmaz.

Creutzfeldt-Jakob prionu ile bulaşmış araçların sterilizasyonu normal prosedürler ile sağlanamamaktadır. Beyin, dura materyali veya kornea gibi prion açısından yüksek risk taşıyan organlar ile kontamine araçlar 132°C’de 30 dakika veya alternatif olarak 121°C’de 30 dakika sterilizasyon işleminden sonra oda ısısında 1NNaOH muamelesi gerekmektedir. “Centers for Disease Control and Prevention (CDC)” konuya alternatif olarak pratik bir yaklaşım getirmiş olup, aracın temizlik işleminden sonra bir prevakum sterilizatörde 132-134°C’de 18 dakika ve 121°C’de bir saat işlemin yeterli olduğunu bildirmiştir. Serobrospinal sıvı, dalak, böbrek, lenf nodu gibi organlar ile kontaminasyonda normal sterilizasyon programlarını önermiştir. Kritik olmayan araçlar için oda ısısında 1N NaOH ile 15 dakika muamele yeterlidir.

 

Otoklavların Yapısı :

 

Steril edilecek malzemelerin otoklava yerleştirilmesi:

1. Kontamine malzeme ve materyaller ayrı olarak steril edilmelidir. Tüp, petri kutusu, şişe vb. kaplarda bulunan atılacak kültürler ve hasta çıkartıları paslanmaz metalden yapılmış, ağzı açık kova benzeri kaplara sıkışık olmayacak biçimde konulur ve otoklava bu şekilde yerleştirilir. Bu şekilde işlem esnasında dökülen materyaller otoklava bulaşmaz.

2. Steril edilecek sıvı materyalin konulduğu tüp ya da şişeler tamamen doldurulmaz.

3. Steril edilecek malzemeler otoklava buhar sirkülasyonunu bozmadan, buhar her yere nüfuz edecek şekilde yerleştirilir.

4. Burgu kapaklı şişelerdeki materyallerin sterilizasyonunda kapaklar gevşetilir.

5. Lastik tıkaçlı şişelerin tıkaçları pamuk tıkaçlarla değiştirilir, lastik tıkaçlar

kağıtlara sarılarak ayrı steril edilir.

6. Sterilizasyonun denetimi amacıyla ayraçlı tüp ya da sporlu bakteri kültürü kullanılacaksa bunların buharın en zor ulaşacağı düşünülen yere konulması gerekir.

Otoklavın çalıştırılması:

• Otoklavda yeterli miktarda suyun bulunması önemlidir. Kazan taşı oluşmaması için saf su ya da deiyonize su konulmalıdır.

• Kapak sıkıca kapatıldıktan sonra hava boşaltma musluğu açılır ve otoklav ısıtıcısı çalıştırılır. Termostatlı otoklavlarda termostat istenilen dereceye ayarlanır.

• Su ısındıkça boşaltma hava musluğundan önce hava sonra hava ile karışık buhar ve en son saf buhar çıkar.

• Ön vakumlu otoklavlarda otoklavın içindeki hava ön vakumla boşaltıldıktan sonra ortama doymuş buhar verilir.

• Saf buhar çıkmaya başlayınca musluk kapatılır ve basınç ayar subabı istenilen basınca ayarlanır. Musluğun erken ya da geç kapatılması sterilizasyon işlemi ya da sterillenecek malzemeler üzerinde olumsuz etki yapar.

• Musluk kapatılınca basınç ve sıcaklık yükselmeye başlar. Sterilizasyon süresi sıcaklık ve basınç istenilen dereceye ulaştıktan sonra başlatılır.

• Otoklav ile sterillemede 121°C’de (1 kg/cm2 manometre basıncında) 15-20 dakika,115°C’de (0.5 kg/cm2 manometre basıncında) 30 dakika, flaş otoklavlarda 134°C’de (2 kg/cm2 manometre basıncında) üç-dört dakikalık süre yeterlidir.

• Süre tamamlandığında ısıtıcı kapatılır. Kapak ve hava boşaltma musluğu

birden açılmaz. Aniden açılması durumunda basınç birden düşeceği için yüksek sıcaklık ve basınç altında durgun duran sıvılar kaynayarak taşarlar ve sterillikleribozulur.

• Manometre basıncı sıfıra düşünce önce hava boşaltma musluğu sonra kapak açılır. İçindekiler soğuyunca boşaltılır.

Otoklav kullanılırken dikkat edilecekler:

1. Cihazın kontrolü,

2. Maruziyet kontrolü,

3. Yük kontrolü,

4. Bohça içi kontrol,

5. Kayıt sistemi.

Cihazın kontrolü amacıyla cihaz üzerinde bulunan göstergeler kullanılır. Bu

şekilde zaman, sıcaklık, buhar basıncı ve bağıl nem personel tarafından takip edilebilir.

İşlemler öncesinde bu göstergelerin çalışma durumlarının kontrol edilmesi

ve belli aralıklarla teknik servisin bakım vermesi validasyonlarının kontrollerinin yapılması gereklidir. Bu göstergeler sterilizasyon işlemi için gereken değerleri ayarlamaya yarar. Ancak sterilizasyonun etkinliği açısından taşıdığı anlam oldukça sınırlıdır. Zira uygulanan işlemin steril edilecek malzemeye ne oranda yansıdığı konusunda bilgi vermezler. Bu amaçla kimyasal ve biyolojik indikatörler kullanılır.

Otoklavlarda Bowie-Dick Testi

Bowie ve Dick tarafından 1960 yılında geliştirilmiştir. Testte vakumlu otoklavlarda doymuş buharın otoklavdaki yüke hızlı bir şekilde girip girmediği test edilmektedir.

Buhar sterilizasyonunda etkin bir sterilizasyon için buharın steril edilecek

tüm yüzeylere doymuş buhar formunda ulaşması, uygun sıcaklık ve sürede etki etmesi gerekir.

Bowie-Dick testi paketi otoklav boşken en alt rafa ve vakum pompasına en yakın yere konur. Eğer test için özel program varsa bu programda yoksa 134°C’de 3.5 dakika ± 5 saniye veya 121°C’de 15 dakika ± 5 saniye süreyle ayarlanarak cihaz çalıştırılır. Test sonunda tüm çizgilerin aynı tonda referans renge dönmesi beklenir. Bu testin EN 554 cihaz testi standardına göre her gün bir kere uygulanması ve kaydının saklanması gerekir.

Ön vakumlu buhar sterilizatörlerinde en az haftada bir kez vakum kaçak testi yapılmalıdır.

Uygulanan sterilizasyon işleminin yükteki etkinliğini değerlendirmek amacıyla biyolojik ve kimyasal indikatörler kullanılır. Kimyasal indikatörlerin EN 867 (TS EN 867), ISO 11140; biyolojik indikatörlerin ise EN 866 (TS EN 866), ISO 11138 numaralı standartlarla uygunlukları belirlenmiştir.

 

Otoklavlarda Kullanılan İndikatörler :

Kimyasal indikatörler:

Kimyasal indikatörler, bir veya daha fazla sterilizasyon işlem parametresine cevap olarak kimyasal veya fiziksel değişikliklere uğrayan belli koşullarda renk değişimi gösteren veya katı fazdan sıvı faza geçerek sterilizasyon işlemi hakkında bilgi veren göstergelerdir. Kimyasal indikatörler etkin bir kalite teminat programının önemli bir bölümünü oluştururlar.

Kimyasal indikatörlerin kullanılma amacı yanlış ambalajlama, sterilizatörün yanlış yüklenmesi ve otoklavın arızalarından kaynaklanabilecek muhtemel sterilizasyon hatalarının belirlenmesidir. Bir kimyasal indikatörün işlemle ilgili olumlu sonuç vermesi indikatörle işlem gören malzemenin steril olduğu anlamına gelmez.

Maruziyet kontrolü olarak tanımlanan işlemle, işlem bandı veya otoklav bandı olarak da adlandırılan, renk değişimi gösteren kimyasal indikatörlerle kabaca paketin sterilizasyon işlemine tabi tutulup tutulmadığı anlaşılır.

Özel ambalajların kullanıldığı sterilizasyon işlemlerinde ise ambalajın açılmasına gerek kalmadan direkt ambalaj üzerinde paketin sterilizasyon işlemine girip girmediğini gösteren renk değişimine dayalı indikatörler kullanılmaktadır.

Otoklav bandının sterilizasyon işlemi sırasında açılmayacak ve kalıntı bırakmayacak kalitede olmasına ve personelin sterilizasyona girmiş paketleri rahatlıkla tanıyabileceği renk değişimini gösterir nitelikte olmasına dikkat edilmelidir.

Bohça içi kontrolü paketlerin içine konulan otoklav içindeki fiziksel durumlarla ilgili bilgi edinmeyi sağlayan kimyasal indikatörlerle yapılır.

Kimyasal indikatörler otoklavda, standart büyüklükteki bir paketin, buharın en zor ve en geç ulaştığı düşünülen kısmına yerleştirilmeli ve üretici firmanın önerileri doğrultusunda renk değişiminin oluşup oluşmadığı kontrol edilmelidir.

Genel olarak kimyasal indikatörler ISO ve EN standartlarınca taşıdıkları özelliklere göre sınıflandırılmışlardır.

ISO 11140 Sınıf 1-6 arası sınıflaması,

1. İşlem indikatörleri,

2. Spesifik testlerde kullanılan indikatörler,

3. Tek parametreli indikatörler,

4. Çok parametreli indikatörler,

5. Entegratörler,

6- Emülsiyon indikatörleri.

EN 867-1 Sınıf A-D arası sınıflaması,

A- İşlem indikatörleri,

B- Spesifik testlerde kullanılan indikatörler,

C- Tek parametreli indikatörler,

D- Çok parametreli indikatörler, olarak sınıflandırılmıştır.

Kimyasal indikatörler hakkında üretici firmalardan ürünlerin güvenilirliği,

emniyeti ve performans özellikleri konusunda olduğu kadar indikatör sonuçlarının

ve steril ürünlerin saklanması sırasında indikatörlerde meydana gelebilecek

renk değişikliklerinin yorumlanması ve indikatörün kendisine ait raf ömrünün ne

kadar olduğu konusunda bilgi alınmalıdır.

C tipi kimyasal indikatörlerin buhar otoklavı, sterilizasyonda en uygun indikatör

tipi olduğu konusunda yapılmış çalışmalar vardır.

Tablo 2’de otoklavlarda kullanılan kimyasal indikatörler verilmiştir.

Biyolojik indikatörler:

Biyolojik indikatörler, sterilizasyon işleminde amaçlanan biyolojik ölümün gerçekleşip gerçekleşmediğini göstermesi bakımından önemlidir. Biyolojik indikatörler içerisinde sterilizasyona karşı en dayanıklı olarak bilinen bakteri sporları bulunur. Basınçlı buhar sterilizasyonunda bu amaçla Bacillus stearothermophilus kullanılır. Her indikatör üzerinde içerdiği basil tipi, her şeritteki koloni sayısı ve üretim numarası bulunmalıdır. Biyolojik indikatörler bohça içerisine konularak otoklavın kapı ağzı, köşeler ve vakum çıkışları gibi sterilizasyon işleminin en zor gerçekleşeceği düşünülen yerlere yerleştirilir ve işlem sonunda üretici firmanın önerileri doğrultusunda üreme kontrolü yapılarak sterilizasyon işleminin biyolojik ölümü sağlayıp sağlamadığı test edilir.

Biyolojik indikatörlerde de kimyasal indikatörlerde olduğu gibi üretici firmadan ürünün saklanması, kullanımı ve sonuçların yorumlanması ile ilgili bilgi alınmalıdır.

“Association for Advancement of Medical Instrumentation (AAMI)”a göre biyolojik indikatör test paketlerinin otoklavların ilk montajlarında, tamir gerektiren bir arızasından sonra ve ayrıca rutin olarak en az haftada bir, ideal olarak her gün, vücuda implante edilecek cihazların sterilizasyonunda ise her yükte kullanılması ve mümkünse bu son durumda biyolojik indikatör test sonuçlarının alınmasına kadar malzemenin kullanılmadan beklenmesi önerilmektedir.

“Centers for Disease Control and Prevention (CDC)” biyolojik indikatörlerin haftalık kullanılmasını, implant durumunda her yüke konulmasını önermektedir.

Elektrikli indikatörler:

Otoklavdaki malzemelerin içine veya otoklavların çeşitli yerlerine yerleştirilen termokopullar bulundukları yerdeki sıcaklığı doğrudan doğruya ölçmektedirler. Bunların elektrotlarının uçları sıcaklığa hassas kurşundan yapılmış olup sterilizatör dışındaki bir kaydedici alete bağlıdırlar. Kontrol için seçilen paketlerin içine uçların yerleştirilmesi halinde buharın kurşun boyunca paket içine yoğunlaşmasını önlemek amacıyla gerekli önlemler alınmalıdır.

Aksi takdirde buharın paket içine kurşun taşıması sonucunda kurşun zehirlenmesi görülebilir.

Geniş çapta, şişelenmiş sıvıların sterilizasyonunda kullanılan tek cidarlı otoklavlarda malzemeye ısı penetrasyon süresini güvenilir bir şekilde ölçmek amacıyla, her zaman bu termokopullar kullanılmaktadır. Kurşun uçlar otoklavın çeşitli seviyelerindeki şişeler içine daldırılarak istenen sıcaklığa ulaşma ve bu sıcaklıkta tutulma süreleri tespit edilir. Ancak bu yapılırken uçların şişe duvarına veya tabanına değmemesine özen gösterilir.

Sterilliğin Denetlenmesinde Diğer Yöntemler.

Sterilizasyon işlemi tüm kuralları yerine getirilerek yapılmış olsa bile işlem sonrası sterilitenin sağlanıp sağlanmadığının belirli aralıklarla denetlenmesi gerekir.

Tablo 2. Otoklavla sterilizasyonda kullanılan kimyasal indikatörler.
toklavla yapılan sterilizasyonun denetlenmesi için kullanılan diğer yöntemler:

Browne denetleme tüpleri kullanmak:

Belirli bir sıcaklıkta yeterli süre tutulunca içlerindeki kırmızı renkli sıvı yeşile dönüşen ayraçlı tüplerdir. Otoklavla yapılan sterilizasyonun denetlenmesinde kullanılan Browne tüpleri iki çeşittir.

Tip 1, 121°C’de 15 dakika ya da 115°C’de 25 dakika bekletilmekle tepkime verir.

Tip 2, 115°C’de 15 dakikada renk değiştirir.

Bu tüpler tıpkı sterillenecek malzeme gibi kağıt ya da bezle sarılarak ambalajlanır ve otoklavda buharın en zor ulaşacağı düşünülen yere konur.

Sonuç olarak otoklavla sterilizasyon işlemi; uygulama basamaklarının her biri yerine getirilip, yapan kişi tarafından kayda geçirildiği durumlarda güvenilir sonuçlar verir. Son derece ciddi ve sorumluluk isteyen bu işlemler, işin ciddiyetinin farkında eğitimli ve hastane infeksiyon kontrol komitesi ile koordineli çalışabilecek bir ekiple gerçekleştirilebilir.

Kaynak : Uzm. Dr. Adil KARADAĞ